Bir film nasıl yapılır? Yapım Öyküsü nedir? Kamera Arkası denilen şey içinde neleri barındırıyor? Tüm bu sorulara Fatih Akın’ın unutulmaz filmi Duvara Karşı ile cevap aradık. Tüm merak edilenleri ve daha fazlası için sizleri yazımıza bekleriz.
Rock’n Roll tadında bir film öyküsüyle sizlerleyiz. Hikayemizin kahramanları Fatih Akın, Birol Ünel, Sibel Kekilli ve tüm talihsizlikler zinciri, hal böyle olunca bu dörtlüyü bir daha bulamayız diyip oturduk fiskosladık. Duvara Karşı’nın yapım öyküsünü sizlerle buluşturduk. Kamera arkasını da fiskoslamazsın be, diyenlere evet efenim kamera arkasını bile fiskoslarız. Hem de öyle bir fiskoslarız kiii! Eee! Hadi o vakit!
Duvara Karşı’nın Sinopsisi
Duvara Karşı-Cahit ve Sibel
Genç bir kız olan Sibel, baba evinin baskısından kurtulmak için 40 yaşındaki alkolik Cahit’e kendisiyle sahte evlilik yapmasını teklif eder. Cahit kabul eder ve evlenirler. Artık Sibel özgür, hayatına son vermeye çalışan Cahit ise yeniden bitmesini umduğu hayatına tutunmuştur. Sibel çılgınlar gibi yeni hayatını kucaklarken, Cahit’le arasında bir bağ oluşur. Birbirlerine ummadıkları bir şekilde aşık olurlar. Zaman onlar için iyi bir anahtar olacak mıdır? Yoksa her ikisi de zamanın dişlileri arasında sıkışıp kalacak mıdır? Bir göz atmak isterseniz buyurun bu taraftan alalım.
Öykünün Çıkış Noktası
Filme esin kaynağı olan pek çok unsur olsa da filmin temeli Fatih Akın’a gelen bir evlenme teklifine dayanıyor.
Fatih Akın ve Sibel
Akın, bu teklifi ve filme etkisini şöyle açıklıyor; “Bir Türk kız arkadaşım onunla sahte evlilik yapar mıyım diye sormuştu. Bunu yapmadım ama bu bende bir komedi filmi fikrini doğurdu. Zaman geçtikçe ve Birol Ünel’in filmde olması kesinleşince komedi unsurlarını senaryodan çıkardım. Ayrıca ben gittikçe daha öfkeli bir adam oluyordum. Bu da senaryoda ki komedi unsurlarını bir bir yok etti.”
Film Süreci
Duygusal bir deprem bölgesine çekilen film oldukça zor ve yorucuydu Birol Ünel zor bir insandı Sibel Kekilli deneyimsizdi ve yapımcılar ikisini de istemiyordu. Fatih Akın büyük riskler alarak o filmi çekmek istiyordu ve ortak yapımcı oldu.
Fatih Akın
Fatih Akın, film hakkında; “Zor insanlara karşı her zaman bir zaafım vardı. Bu film içtenlik ve kendini yok etme üzerineydi. Senaryoyu Birol Ünel için yazmıştım. ‘Duvara Karşı’ benim filmim olacaktı son filmim olma pahasına!”
Teknik Süreç
Duvara Karşı
Fatih Akın, her şeyi göze aldığı Duvara Karşı’yı, Wüste Film ve Andreas Thiel’le birlikte kurduğu yapım şirketi Corazon International’ın ortak yapımcılığıyla tamamlamıştı. Film 2,5 milyon avroya mal oldu. Masrafları kısmak için raylar ve steadycam kullanılmadı. Reiner Klausmann neredeyse hiç ışık kullanmadı. Kamerayı omzuna aldı. Işık kullanılmadığı için günde 40’a yakın plan çekiliyordu. Oldukça yorucu geçen çekimler, sadece küçük bir ekibin çok çalışmasıyla bu filmin ortaya çıkmasını sağladı.
Duvara Karşı’da En Zorlanılan Sahne
Barda çekilen bir sahnede Birol Ünel çok sarhoş olur. Figüranlara verecek para olmadığı için gerçek kişilerle çekim yapılır. Sahne tekrarı yapılması gerekir ve sahne devamlılığı için sabah giydiği tişörtü giymesi gerekir. Birol bunu reddeder. Ardından Fatih Akın ve Birol Ünel, sandalyelerin uçuştuğu bir kavgaya tutuşur.
Güven Kıraç ve Birol Ünel
‘Lag Bari’nin çaldığı sahnede Birol’un sahneye çıkması gerekir. Ortam aşırı gürültülü olduğundan ekiple iletişim zor olmasına rağmen tüm ekip hazır bekliyordu. Bilin bakalım yine kim ortalıkta yoktu? Tabii ki Birol Ünel!
Fatih Akın durumu şu şekilde anlatıyor; ‘Tüm bu insanların önünde sahneye çıkma korkusundan dolayı, Temmuz’da’daki gibi kendini karavanına kitledi. Sonra karavanı kırıp dökmeye başladı. Gidip yeniden ona girişemezdim, o yüzden oturdum ve karavanı parçalarken sigaramı içerek onu izledim.’
Oyuncu Seçimi
Sibel Kekilli
Film için daha olgunlaşmamış, kadın olma sürecinde 18-22 yaş aralığında Türk bir kız aranıyordu. Başta Alman ve İtalyan kadınlar önerildi. Daha sonra sokaklardan, barlardan kadınlarla konuşuldu. Birebir görüşmeler yapıp onları kayıt altına aldı. Fatih Akın, 500 kadından 30’unu seçip görüştü. 30’un içinde Sibel Kekilli de vardı 10’unu seçmelerine çağırdı. 5’i kaldı ve 3’ü filmde oynadı. Sibel Fatih Akın’ı seçmelerde inandırdı.
Festival Süreci
Berlinale
Sonunda bitmişti ama sorunlar bitmemişti. Berlin Film Festivali’ne başvurduklarında Panorama kısmında yer alabileceklerini öğrendiler. Asıl amaçları yarışma bölümüydü Fatih Akın, ‘Berlin’de olmazsa Cannes’da şansımı denerim’ diyerek yoluna devam etti.
Sibel Kekilli ve Birol Ünel Ödül Töreni
Ve kazandılar!!! Cannes’da tanıdıkları yoktu ve oradan ‘Belki!’ cevabı aldılar. Bunun üzerine Berlin’de yarışma kategorisine girdiklerini öğrendiler ve Altın Ayı’yı kazandılar. Adeta bomba gibiydi film zor ve çılgıncaydı ama kazanmışlardı!
Birol Ünel
‘Bu filmi gerçekleştirmek için yola çıkanlar, filmin sonunda başka insanlar oldular.’ diyen Fatih Akın bir efsane ortaya çıkardı. Her dönem farklı bir tada sahip olan film, bizce yönetmenin en iyi işlerinden biri. Ayrıca yakın zamanda kaybettiğimiz Birol Ünel’i de anıyoruz. Zor bir hayat geçirmesinin yanı sıra oldukça zor bir insandı, hayatını yaptığı işlerde ki karakterle bütünleştirip, yaşamasıyla hatırlayacağız.