DİZİ

Dizi İncelemesi: Atiye (The Gift) İlk Sezon Ne Anlatıyor?

Merakla beklenen Netflix’in ikinci Türk yapımı dizisi olan Atiye, başarılı mıydı? İkinci sezonu gelir mi? gibi soruların cevapları ve dahası, hepsi bu yazımızda.

Published on

Şengül Boybaş’ın “Dünyanın Uyanışı” adlı kitaptan uyarlanan Atiye, Netflix’in ikinci Türk yapımı dizisi olarak karşımıza çıkıyor. 27 Aralık’ta yayımlanan dizi 8 bölümden oluşuyor. Başrollerinde Beren Saat, Mehmet Günsür yer alıyor. Atiye, İstanbul’da yaşayan bir ressam, çocukluğundan beri çizdiği sembolün Göbeklitepe’de ki kazılarda çıkmasıyla, İstanbul’dan Göbeklitepe’ye kadar giden kişisel yolculuğunda Anadolu’daki arkeolojik bir alana dair evrensel sırları ve bu alanın kendi geçmişiyle ilişkisini ortaya çıkarır.

Atiye

İlk sahne bir cenaze töreniyle başlıyor. Bu sahne bize sonun başlangıcı gibi düşündürse de olaylar değişkenlik gösteriyor. Temel olarak üç hikayeden ve bu üç hikayenin bir sarmal olduğundan bahsedebiliriz. Öyle ki ilk sarmal tabii ki insanlık tarihinin bilinen en eski yerleşim alanı olan Göbeklitepe, diğer ikisi ise Atiye’nin yaşamında ki amacı bulması ve Erhan’ın trajik geçmişi sarmalın diğer kollarıdır.

Hikaye oluşturulurken her şeye sahipmiş gibi olan bir kadın portresi olarak Atiye’yi görüyoruz. Bize bu alt yapı veriliyor. Atiye, başarılı bir ressam. İyi bir aileden geliyor. Sevdiği adam, zengin, yakışıklı, kendisinin üzerine titreyen bir karakter. Verilen mesaj da ise bir kadın tüm bunlara sahip biriyle elbette mutlu olabilir. Sanki hayatının bir amacı yokmuş gibi veya daha doğru anlatımla hayatının tüm amacı buymuş gibi. Ama işin aslı hiç de öyle değil. Atiye hayatında bir amaç arıyordu. Çok fazla cevaplanması gereken soruları vardı ve o soruların peşinden gitmemesi için hiç bir sebep ortada yok.

Atiye, hayatındaki bu kafa karışıklığını nihai sonuca erdiremezken,sürekli gizemli bir yaşlı kadını görmeye başlar. Olaylar sarpa sararken Göbeklitepe’ de yapılan kazılarda bir sembol bulunur ve bu sembol Atiye’ nin sürekli çizdiği semboldür. Bunun üzerine onu görmek için Göbeklitepe’ye gider. Orada arkeolog Erhan Kurtiz’le tanışır. Ve sarmalın ilk bağı kurulur.

Atiye

İkili her şeyi çözüme kavuşturmak için uzun bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk temelde Atiye’nin kim olduğunu ve kendi gücünü görmesini ve tüm gerçeklere kavuşmanın anahtarını bulmayı amaçlayan bir yolculuktur. Ve yeni soru işaretlerine kavuştuğumuz bir final.

Peki karakterler nasıldı?

Genel olarak sergilenen performanslar başarılıydı. Aşırı göze batan vasat bir performans görmüyoruz. Beren Saat’ in yer yer oyunculuğunu taçlandırdığı performanslar izledik. Özellikle kriz geçirdiği sahne en etkileyici olanıydı. Atiye’nin Göbeklitepe’ye giderken arabasına aldığı küçük kızla iletişimi bir nebze umursamazdı.

Atiye

Atiye’nin sevgilisi olan Ozan karakteri, babası Serdar Yılmaz’ın gölgesinde yaşayan, fazlasıyla pasif bir karakterdi. Bizce şapka çıkarmamız gereken bir karakter, Serdar Yılmaz’ın ta kendisidir. İşinin ehli, attığı her adımı tartan ve mükemmel bir kriz yönetimi olan bir iş insanıdır. Ayrıca kendisi dizi boyunca bir çok farklı dil konuşuyor. İnsanlara sözünü dinletmeyi bilen güçlü bir karakter. Aynı zamanda bir çok sırrı ve amacı olan. İkinci sezonda Serdar Yılmaz’a ne olacağı merak edilen bir konu.

Atiye’nin kız kardeşi Cansu, içten ve sıcak bir karakter olarak, izleyiciler tarafından sempati kazanandı.

Erhan Kurtiz, babasının yolundan giden başarılı bir arkeolog aynı zamanda üniversite de hocalık yapıyor. Ailesinin başına gelen trajik kaza, kendisi için en hassas nokta.

Atiye’nin annesi Serap ise tüm kontrolün elinde olmasını sağlamaya çalışan korumacı bir karakter olarak görüyoruz.

Tüm karakterlerin kendine ait bir hikayesi var. Senaryo olaylar üzerine kurulmuş olsa da karakterlere ayrı ama iç içe olan hikayeler yazılmaktan çekinilmemiş.

Atiye izlenir mi?

Netflix’in ikinci Türk yapımı dizisi olan Atiye, ayakları yere basan bir yapım olarak karşımıza çıktı. Evet noksan yerleri vardı. Olaylara hızlı girmesi, bir anda ‘Ne oluyor ya’ dedirtti. İki bölüm daha çekilseydi ve yedire yedire konular işlenseydi, ilk bölümlerde ki hamlık ortadan kalkardı. Ayrıca dizi boyunca sürekli bir şeylerin çözmeye uğraşıldı. Ama bir şeyin cevabı için bir başka şeyi çözmemiz ve onu çözmek için bir diğerini çözmemiz gerekti. Müziklere gelecek olursak, etkileyici müzikler kullanıldığını söylemeliyiz. Özellikle gerilim müzikleri baya iyiydi. Hatta bizi yine Netflix’te yayımlanan başka bir yapıma götürdü. İzleyenler bilir, gerilim müzikleri Dark’tan alınmıştı. Ve bunun etkisi bizi başka bir dizinin paralel versiyonunu izliyormuşuz hissiyatını verdi. Tüm bunlara bakacak olursak Atiye izlenir. Hatta ikinci sezon için belki üçüncü sezonu için izlettiren sebepleri var.

Sevişme sahneleri bu kadar konuşulmalı mıydı?

Gelelim yayımlandığı günden beri magazin basınının ve sosyal medyanın dilinden düşmeyen Beren Saat ve Melisa Şenolsun’un sevişme sahnelerine… Şimdi içilen sigaraya, bardakta ki alkole, söylenen kelimelere kadar gelen sansür yönetimi,sözde bu kadar sıkı olan bir ülkede bu sahnelerin konuşulmaması kaçınılmazdı. Tabii ki fazla gelecekti. Uygunsuz karşılanacaktı. Ama bunların hiç biri oyunculuklarının önüne geçecek kadar olmamalıydı. Sonuçta uluslararası bir platformda yayımlanan ücretli bir yapımdan söz ediyoruz. İsteyenin izlediği, istemeyenin izlemediği bir platformda, sanal mecrada yayımlanan bir içerik. Bundan ötürü sanki Türk televizyonlarında hiç yayımlandığı görülmemiş bir sahne görülmüş gibi daha açık bir tabirle gözüne fener tutulmuş tavşan etkisi yaratan izleyicinin yorumları yersiz.

Ayrıca Beren Saat konuyla ilgili açıklamasını: “Kadehin daha dikkat çekici hale geldiğini düşünüyorum. Yumruk sahnesi değil de yakınlaşma sahnesi sansürleniyor. Biri öfke, biri sevgi… Bir şeyi örteceksek öfkeyi örtmeliyiz. Mesela birtakım önlemler alınmaya çalışıldı. Tüketimi azaltmak için kadeh buzlandı ya da içki fiyatları yükseltildi. Ama biliyor musun insanlar evde rakı üretir oldu. İçen insan vazgeçmedi. Benim çocukluğumda gece yarısından sonra erotik yayın başlardı, şimdi yazarlar, “Öpüşme sahnesini yazsak mı yazmasak mı?” diye düşünüyor. Ama insanlar sevişmeye devam ediyor. Tüm dünyada cinsel ilişkiye girme yaşı düştü. Demek ki baskıyla hiçbir şey çözülmüyor, olaylara başka taraflardan bakılmalı.” sözleriyle belirtti.

Atiye’nin ikinci sezonunu beklemekteyiz.

İlk sezon fragmanı için:

https://www.youtube.com/watch?v=FvCfE9i-nhg

Comments

0 comments

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2016 Click Mag Theme. Theme by MVP Themes, powered by WordPress.